dünyayı deneyimleme biçimlerimiz.
Hiperpolitika yahut Bizim Büyük Çaresizliğimiz (S01 B03)
Siyasetin hemen here şeye nüfuz ettiği, krizlerden kriz beğendiğimiz, kavgadan kavgaya koştuğumuz ama günün sonunda pek de bir şeyleri değiştiremediğimiz bir dönemde içinde bulduğumuz bu devasa gürültüde ne yapacağız? Hiperpolitikanın neliği üzerine konuşuyorum.
Bahsi Geçenler:
— Lillian Cicerchia, (2025). “The Futility of Hyperpolitics”, Catalyst Journal.
— Anton Jäger, (2022). “Post-politikadan Hiper-politikaya”, çev. Halil Can İnce, Textum Dergi.
— Anton Jäger, (2024). “Amerika’da Hiperpolitika: Amerikan Siyasi Kültürünün Morfolojisi”, çev. Uğur Şen, Corpus Dergi.
Aylaklık ve Düzen Arasında: Boudu sauvé des eaux (S01 B02)
Oktay Akbal’ın kulağını çınlatıp Jean Renoir’a nasıl geldim? Konuşmanın gücü. 1932 yapımı “Boudu sauvé des eaux” filmi vesilesi ile aylaklık ile düzen arasında salındım. İlkinin cazibesine okey ama ikincisi vazgeçilmez.
Bahsi Geçenler:
- Oktay Akbal. (1979). Geçmişin Kuşları: Günce, İstanbul: Çağdaş Yayınları.
- Jean Renoir. (1932). Boudu sauvé des eaux [Film], Les Établissements Jacques Haïk; Les Productions Michel Simon.
- Christopher Faulkner. (2005). “Boudu Saved from Drowning: Tramping in the City”, Criterion.
Prolog (S01 B01)
Taşı bir kenara koyup hamak kuran Sisifos. Böylesi bir karar niçin verildi? Bu başlangıç nelere gebe? Tüm bunların ötesinde başlamış olmanın keyfini sürmeli.